30 Nisan 2020 Perşembe

Kıraat-ı Aşera üzere 10 Hafız 10 Aşır

1) Asım/ Hafs Kıraati
Okuyan: Ahmed Burhan Muhammed | ABD


2 Verş Kıraati
Hafiz : Zübeyr El Gavzi | Fas


Kaluun Kıraati
Hafız: Vedu Ahmed Akrabat, Moritanya

Kurandan Notlar 167

Araf 133
Aleyhimu ttufan sakin harf damme aldı

Bima ahide indek: yanında bulunan tevrat hurmetine..

Eğer bu azabı sen bizden kaldırırsan

28 Nisan 2020 Salı

Teravihi Ikişer ikişer Kılmak mı Dörder mi ?

Bismillah..
Malum karantina günleri devam ediyor. teravih namazlarını evde kılıyoruz namaza başlamak üzereyiz 12 yaşındaki oğlum Muhammed sordu "baba kaç rekatta bir selam vereceğiz" Benim camiden iki rekatta bir selam verdiğimi biliyor.

Şunu gördüm insanlar dört rekatta bir selam verince namazın daha çabuk kılındığını daha az yorulduklarını düşünüyorlar. Bunun üzerine düşündüm. Halbuki süreye baktığımız zaman ikisi de aşağı yukarı aynı sürede bitiyor ancak insanlar camide de öyle.. büyükleri küçükleri istiyorlar ki selamlar 4 rekatta bir verirsin.

Dört dört kılınan Teravih namazı insanlara neden daha hafif ve kolay geliyor, iki rekatta bir selam verince bu neden daha zor ve uzun geliyor?

Cevabı şu:

Her selamdan sonra yeni bir niyet ve tekrar başlamak var. İnsanlara ağır gelen de bu: başlama. Ikişer rekat kılınan teravih namazında 10 niyet ve 10 kere ibadete başlamak var. Dörtlüde bu 5 başlangıç. 5 10'dan tabi daha kolay.

Atalarımız demişler "Başlamak bitirmenin yarısıdır"

Insan ibadete bir başladı mıydı gerisi geliyor zor olan başlamak. Bir hoca arkadaşım talebelik zamanı demişti "bana en zor gelen kısmı işin o iftitah tekbirini alabilmek. iftitah tekbirini aldıktan sonra gerisi geliyor."

 Bu sadece teravih namaz için değil Her namaz için böyle. Belki bu yüzden Peygamberimiz "Müminin niyeti amelinden daha hayırlıdır" buyrmuş. işin en önemli kısmı o niyet ve başlama kısmı. İnsan namaza bir başladı mı artık şeytan ve nefis pes ediyor, namaz içerisinde onu zorlamıyor "Namazdan başladı artık.. bozup çıkacak değil" diyor ve mücadeleyi bırakıyor. Ama her selam verişte her namazdan çıkışta mücadele/direnç tekrar başlıyor..

Sünnet üzere ikişer ikişer kılınan namazın zorluğu bundan olsa gerek. Ve unutmayın bir ibadet ne denli zor ve nefsi ne kadar çok kahrederse o bizim için o kadar faydalı ve bizi Allah'a daha çok yaklaştırıcıdır.

çünkü İmamı Rabbani Hazretleri Mektubatta öyle buyurur: "Allah bütün Şeriatları bu nefsi kahretmek için  inzal etmiştir bir ibadet nefsi ne kadar çok ezerse o kadar nefsi terbiye edici ve kişiyi Allah'a yakınlaştırıcıdır"
i.er

26 Nisan 2020 Pazar

Kitap Tanıtım : Unutulmuş Sünnetler

Kitabın Asıl ismi:
تذكير الطائفة المنصورة ببعض السنن المهجورة
Türkçesi: Mansur Taifeye Terkedilmiş Bazı Sünnetleri Hatırlatma
Yazarı: Ebu Muaz Mahmud bin Imam bin Mansur el Muafî
Ilk Basım: 1998, Mefine-i Münevvere

Rasulullah aleyhissalatu vesselâm  Efendimizin bir sünneti ile alakalı bir araştırma yaparken bu kitaba rastladım. Kitap ilk olarak Medine-i Munevverede basılmış. Kitap üslup olarak Sahabeden Abdullah ibni Ömer'in mezhebi "Allah Rasulü'nün fiil kavil ve eserlerini sünnet ve sevab itikad edip harfiyyen yerine getirmek" üsulü üzere yazılmış.

Kitabın baş kısımlarında bu fikir üzere olan yüce Sahabeleri ve tabiinden büyük zatları bir bir zikredilmiş.

Doğrusu bizler imam Mahmud Efendi Hazretlerini ve bütün Hacegan meşayıhını da bu itikad ve usul üzeri buluyoruz. İmamı Rabbani Mektubat'da buyurur "Allah Rasulüne sas ittiba etmek 6 cihettendir: kavlen fiilen, amelen itikaden, zahiren bâtınen" Hazreti Imam amel ve fiili ayrı zikretmekle Rasulullahın din adına yaptıklarına (amellere) ittiba gerekli olduğu gibi insan olması icabı yaptıkları (fiileri) ne de ittiba etmek gerektiğini ifade etmiştir. Mesela suyu üç nefeste ve oturarak içmesi gibi.

Ebu Muaz sabah namazının sünnetinden sonra Resulullah'ın yere uzanmasını kitapta sünnet olarak zikreder ki bizler Meşayıhımızı böyle yaparken bulduk. Sarık sarmak Cubbe giymek gibi Allah rasulunun kıyafeti vesair birçok hareketleri yine bu kitapta sünnet olarak önümüze geliyor ki bu, aynen Ismailağa hocalarının dediğidir.

Kitapta unutulmuş sünnetlerden bahsederken shf 261'de "Bu zamanda Sarık Sünnetini ilim ehli dahi terketmiş, nerde kaldı ki avam ittiba etsin" diyerek zamane ulema ve tullaba sitayişte bulunur.

Herhalde sarık hakkındaki ikazları vahabilerin keyfine uymamış olacak ki kitap ve yazarını tenkit etmişler, bilgisizlik ve sünneti anlamamakla suçlamışlardır. Bu onların taassubunu gösterir. Bu cüretkar vahabiler sahabenin fakihlerinden Abdullah ibni Ömere bile Rasulullahın bütün eserlerine ittiba etmesine "yanlış yapıyordu!" diyecek kadar insafsız ve ukaladır. Biz onlar gibi hadsiz değiliz ve sahabeyi ancak takdir ederiz kendimize ölçü ve üstad biliriz.

Bugün ummet gençliği Hristiyan dünyanın modasında eriyip adeta yok olurken islamın nişan ve şiarlarını canlandırmak, Resulullah'a her halinde ittiba etmenin ne kadar önemli olduğu anlaşılmıştır.

Türkiye'de olduğu gibi birçok Arap ilahiyatçıları Rasulullah efendimizin hareketlerini "fıtri, örfi olanlar ve dini olanlar" şeklinde ayırmışlar ve bizim sünnet itikad ettiğimiz bir çok hususu "insani ve örfi hareketler" kısmında sokarak Resulullah'a o cihetlerde ittiba etmeyi reddetmişlerdir.

Bunlar kendilerini bilgili, dirayet ehli, bizleri de bilgi yoksunu taklitçi sana dursunlar, asıl bilgi hikmet ve marifet Ehlullahın yanındadır. ümmet gençlerinin batı modasında eriyip yok olduklarını müşahede eden ve bundan müteessir olan her samimi mümin de Rasulullahın eşgal ve ef'aline sahip çıkmanın kadrini takdir etmektedir.

Özellikle islam ile sonradan müşerref olan mühtediler Rasulullaha ait bütün suretlere sarılırlar ve sureta ittibanın manevi hazzını hissettiklerini itiraf ederler.

Bunlardan biri Koreli Davud Kim. Bir videosunda Davud namaz kılacağı vakit çantasından arabistan tarzı fistan çıkarıyor yanındaki çok bilmiş atadan müslümanın "bunu giymen gerekli değil" laflarına rağmen "olsun, Ben bunu giyince kendimi çok huzurlu hissediyorum" diyerek namazını fistan (cellabiye) içinde eda etmektedir.

Kıyafetle huzur gelir mi, neden gelir?

Evet, Rasulullaha bilinen libas türüne bürünen Müslüman o anda bir feyz, bir huzur bulur. Bu huzur Allah Rasulünü yad etmek, Onu hatırlamak, Ona ittiba ettiğini bilmekten kaynaklanır. Gayrı müslim bir ülkede yapayalnız garip bir müslüman Rasulullaha ait kıyafetlere bürünerek o gurbetini bir nebze üzerinden atar, büyük İslam ailesine ait olduğunu ruhunda hisseder ve rahatlar.

Belki Hacc esnasında hacılar bu yüzden töresel kıyafetlerini çıkartırlar ve Rasulullahın günlük kıyafetinden ibaret izar ve ridaya bürünürler, ta ki o büyük aidiyeti ve o merzi ittibayi ruhlarında hissederler.

isaerdogan.com


23 Nisan 2020 Perşembe

Kuranı 10 Farklı Lehçe (Qıraat-ı Aşera) Üzere Okuyan Çocuk

Arab Dünyasında Mucize çoçuk olarak bilinen Seyyif Şerif Mustafa 10 yıldır zirveden düşmeden gündem olmakta. işte isze safha safha videoları..


4 yaşında Kuranı ezberlemeye başladı..


HAFIZ ŞERİF SEYYİD 13 / MISIR
Sunucu: Sanki büyük bir alimin karşısında gibi kendimi hissettim


HAFIZ ŞERİF SEYYİD 13/ MISIR



HAFIZ ŞERİF SEYYİD  18 YAŞINDA / MISIR

20 YAŞINDA

Buhari ve Müslimi de ezberlimş olarak yine ön plana çıkıyor
Dakika 20:30 Arab dünyasında derece aliyor
Dakika 27:10 kaside okuyor "selu fuadi"


18 Nisan 2020 Cumartesi

Çocuk Hafız Zubeyr el Gavzi den Teravih namazı..

Faslı ve fesli çocuk Zübeyr Gouzi زبير غوزي Hatimle teravih.. ruku ve secdeler 20 tesbih.. konut duası 10 dakika.. maşallah barakallah





14 Nisan 2020 Salı

Haydar Başın Ölüsü Üzerine

 Haydar Baş öldü bugün Ne üzüldüm ne sevindim. Ben Haydar Baş'ı ötedenden beri sevmezdim. Onu tanımadığım yıllarda ilk gördüğümde nedense gönlüm dışlamıştı sevmemiştim. Sonra kim olduğunu öğrendikçe doğru yolda olduğumu anladım.

Bana göre Haydar Baş Türkiye'de yıkılmak yok olmak üzere olan kemalizmin dindar kesim üzerinden ecelini uzatma çabası içinde, gizli mihrakların kullandığı derin bir aktör, bir maşa.

Haydar Baş kemalizmin tanrısın! överken kullandığı argümanlar, öyle uçuk kaçıktır ki kendisinin de inandığın asla zannetmiyorum. Neymiş yedi yaşında hafızlık yapmış mış ! zikir çekerken kan ter içerisinde kalıyormuş muş..!

Bu gibi laflara ne laik kemalistler ne de dindarlar inanmamıştır çünkü aslı astarı yok. Adamın hayatı ortada Şeriatla savaşmakla geçmiş ömrü.. Balo dans içki vals ile fani olmuş ömrü. Ne yapsın hafızlığı ne yapsın Allahın zikrini.

Kemalizm, Üstad Kadir Mısıroğlu'nun da söylediği gibi miyadını doldurmuş bir felsefedir. Bilimsellikle akılla modernite ile daha fazla ayakta tutamayacaklarını anladılar, halkı %98'i Müslüman olan bu topluma Dindarlık üzerinden ayakta tutma çabası içine girdiler.. Ancak bu çabaların da faydası olmayacaktır. Korkunun ecele faydası yok. Kemalizmin eceli gelmiştir.

Haydar Baş'ın bir kitabı elime geçmişti yıllar önce.. Kitabın adı "Zikir" bu kitapta Ben Allah'ı zikretmenin faziletlerini anlatacak sanıyordum. Ele geçirmekten memnun olmuştum. Ancak kitabı açtığımda Allah'ın zikriyle değil Haydar Baş'ın övgüsüyle karşılaştım. 1 sayfa 2 sayfa değil 5 sayfa 10 sayfa değil tamı tamına 30 sayfa. kitap haydar başı övmek methetmek ona senalar düzmek için karalanmıştı.. sonra Kitabın Allahın zikri ile ilgili sayfaları sıradan adi kağıda basılmıştı. Haydar Baş öven kısım ise parlak kuşe kaliteli baskı yapılmıştı.. bu kitapla kimi övmeyi kast ettiklerini anlamış oldum ve nefretim biraz daha arttı

Haydar başa bakışım bu iken izmit'te bulunduğum sıralar kapım çaldı kapıdan satış yapan bazı kişiler beni resmen dolandırmaya çalıştılar buzdolabı hediye vereceğiz dediler ve vergi tutarı olan 120 lirayı (o zamanın bir buçuk ev kirası fiyatı) ödemem istendi sene 2000 ve bunu 5 taksit halinde benden tahsil edeceklerini söylediler senetleri imzaladık hediye buzdolabı gelecek diye beklerken senetlerin "malın cinsi" bölümüne buzdolabı yerine mutfak robotu yazdı ve bir kamyon yanaştı kamyondan müdür olduğunu söyleyen ufak tefek tıknaz biri çıktı. Bu müdür beni görünce "Oo ben de tarikatçıyım biz  Haydar Başa bağlıyız" dedi.. Sonra kamyondan bir mutfak robotu çıkardılar, en adisinden fantom marka. "Hani buzdolabı" diye sorduğumda "o sonradan adresinize gelecek" dediler "ama malın cinsi bölümüne mutfak robotu yazdınız" dediğimde bu defa paniklediler ve Haydar başın müriti olan müdür sıvıştı gitti. satış elemanı ile baş başa kaldık ben kızdım öfkelendim. "istersen iptal edebiliriz efendim" demeye başladı. tabii ki iptal et sen kimi kandırıyorsun dedim ve adamları kapıdan kovdum.

Sonra Haydar Başı aşırı Sahabe düşmanlığı tavrıyla tanıdık.. Şiya ağzıyla konuşuyor Ehli Sünnete nefret ve ateş püskürüyordu.. Artık bütünüyle rengini belli etmişti..

Hayatımın Haydar Baş ile kesiştiği Son Nokta ise Erbakan'ın partisine karşı Müslümanların oyunu bölmek için bir parti kurmuş olması ve o meşhur slogan "iş aş Haydar Baş" ve güya "Her ev kadınına 500 lira maaş vereceğiz" yalanlarıyla İnsanları kandırmaya çalışmış olması..

İnternetlerde Haydar baştan ayrılan kişilerin Haydar Baş hakkında anlattıkları harem oluşturma türünden ipe sapa gelmez şeylere hiç girmeyeceğim. ama Türkiye'nin tağutuna taparcasına övgü düzmesi, Onu Allah'tan çok methetmesi, onu bu derece yalan dolanlarla yüceltmesi Haydar Baş'ın ne olduğunu, kime hizmet ettiğini bize anlatmaya yeter.

Salgın hastalıktan ölmek kişiyi şehit yapar Ancak bu samimi müminler için geçerlidir. yalnızca Allah'a tapanlar için geçerli. Allaha ibadete şirk katanlara Cennetin kokusu bile haramdır.

Allah'ın laneti kafirler zalimler münafıklar üzerine olsun